Veronika

Standard

Bugün hayatımın en kötü kar tecrübelerinden birini yaşadım. İstanbul için 2013’ün ilk karı. Yollar özellikle akşam dönüşte çok ama çok kötüydü. Mecbur olmasam hayatta evden çıkmazdım. Ama maalesef işe gitmek zorundaydım.

Ama bu yazının konusu kar değil. Bu yazının konusu “Veronika”.

Bu sabah evden çıkarken otoparkta arabama “Hadi bebişim sana güveniyorum” dedim. Aslında kendimi cesaretlendirirken arabaya da misyon yükledim. “Beni yarı yolda bırakmazsın” diye. Bende böyle eşyalarla, arabalarla duygusal bağ kurma olayı var. Sanırım çocukluktan geliyor. Küçükken de mesela babamın arabasıyla öyle bir bağ kurardım. (Sanırım kırmızı araba takıntım da taaa çocukluktan bu zamanlardan geliyor) Hatta bu bağ kurma olayı sadece bende yok kardeşimde de var. Zaten bunu fark ettiğim an karar verdim bu yazıyı yazmaya.

Veronika kardeşimin 1967 model Volkswagen Bus’unun adıydı. Plakasının harfleri olan VR’den geliyor. Sanırım adı önceki sahibinden geliyor ama fark etmez. Biz de kesin ona bir ad koyardık çünkü.  İşte burada da birlikte fotoğrafları var.

168818_10150124051882095_682900_n

Kardeşimin Veronika’yı almasına önce pek sıcak bakmamıştık. “Döküntü arabayı napıcak ki? Bir sürü masraf çıkartır, zaten her yere de onla gidilmez, ayy ne komik” diye falan düşünmüştük. Ama sonradan Veronika’yı ben de sevdim. Kardeşimle de çok çok özdeşleşti. 2010 yazında kız arkadaşıyla birlikte Veronika’yla Ege-Akdeniz yolculuğuna çıktılar. Bus buluşmalarına, kamplara, pikniklere gittiler. Hatta biz de gittik. İşte piknik fotoğraflarımız da burda.

A2-g66bCcAAS_tJ

Yanı Veronika’ya her ne kadar başta karşı çıksak da, sonradan güzel anılarla birlikte ailemizin bir parçası oldu. Ama kardeşim Belçika’da olduğu ve okulu devam ettiği için en az 2 sene daha orada kalacağı için Veronika’dan ayrılmaya karar verdi. İşleyen demir pas tutmaz derler ya, bu eski arabalar için de geçerliymiş. Zaten yaş olarak çok büyük, sürekli bakıma ihtiyacı varmış. Daha doğrusu kullanılması gerekiyor, durduğu yerde çürüyormuş. Ben bundan önce kendi arabalarımı satarken çok hüzünlenmiştim. Özellikle minik DUY 92 sanki benim bir parçamdı sanki Duygu’ydu:) Veronika’dan ayrılırken de başta onu pek istememiş olsam da ben bile üzüldüm. Şimdiki sahibi ona umarım kardeşim kadar iyi bakıyordur. Resmen ayrılık hikayesi gibi oldu. Ama bugün birden aklıma geldi Veronika.

One thought on “Veronika

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s