Avrupa Avrupa

Standard

Bu yaz Avrupa tatili rotamıza Paris’i de katmaya karar verdik. Aslında plan program her zamanki gibi yine bana aitti. Annemle birlikte Belçika’da yaşayan kardeşim Fatih’i görmeye gidicektik. 3 günümüzü de Paris’de geçiricek şekilde planladık.

Paris gerçekten romantik bir şehir. Filmlerdeki gibi. Şehrin sembolü haline gelen Eiffel kulesi şehrin birçok yerinden görünüyor. Ve yaklaştıkça ihtişamı daha da artıyor. Ben bu kadar beğeneceğimi beklemiyordum açıkçası. Ama Eiffel’in altında durup yukarı bakınca gerçekten etkileyici olduğunu gördük. O kadar kalabalıktı ki yukarı çıkmak için bekleyemedik. Fatih yukarı çıkmış ve baş döndürücü bir yükseklik olduğunu söyledi, ben de annemle çıkmaya cesaret de edemedim:)) Eiffel’in hemen karşısında yeşilliklerin içinde bir nikah kıyılıyordu. Alkışlar koptu, baktık 20-25 kişilik küçük bir grup, gelinlik, damatlık, birbirini tebrik edenler. Filmlerden bir sahne gibiydi, canlı canlı şahit olmak güzeldi:)

Meşhur Champ Elysess bulvarında mağazalara girip çıkmak, kalabalığa karışmak, yol üstünde bir restaurantta oturup öğle yemeği yemek çok güzeldi. Hava o kadar sıcaktı ve nemliydi ki Paris kolay kolay böyle bir sıcaklık görmezmiş. 30 derecenin üstündeydi. Biz gitmeden önce hava durumunu takip ediyorduk, hep yağmurlu gözüküyordu. Kendimizi yağmurlu havaya alıştırmışken 30 derece sıcak şaşırttı tabii.

Yemeklere gelince, yeniliklere çok açık biriyseniz değişik şeyler deneyebilirsiniz tabii ki ama risk almayı sevmeyen biriyseniz çok farklı şeyler yok açıkçası. Genelde cadde üzeri Fransız cafe/restaurantlarında menüler aynı tarz. Pizza, salata, makarna, french toast, burger çeşitleri dışında pek birşey yok. Tatlı konusunda çok iyiler, creme brule ve tiramisu yemenizi şiddetle tavsiye ederim. Tiramisu’ya bayılan biri olmamama rağmen hayatımda yediğim en güzel tiramisuyu Paris’te yedim.

Paris benim mutlaka tekrar gitmek istediğim romantik bir şehir olarak kaldı bende. Kaldığımız otelin küçücük ama şirin mi şirin odası çok güzel bir caddeye bakıyordu. Fransız balkonlu odada sabah camı açar açmaz Paris sabahına uyandığımızı hissediyorduk.

Şehir içinde metroyla gidemeyeceğiniz yer yok. Ben elimdeki küçük haritayla 3 günde şehrin altını üstüne getirdim:)

Şehrin sembollerinden biri olan Notre-Dame katedrali müthişti. Gerçekten yaklaştıkça ihtişamı artan ve insanı hayran bırakan bir görüntüsü var. Bizim ülkemizde de tarihi birçok yapı var ama tarzı gerçekten farklıydı, annem de ben de hayran olduk. Louvre müzesinin bahçesini gezdik, zamanımız kısıtlı olduğundan içeri girmedik. Louvre müzesindeki her parçaya 1’er dakika ayırsanız bile tamamını gezmek 2 gün sürüyormuş. Böyle bir vaktimiz yoktu ne yazık ki. Biz de bahçesinde meşhur piramit pozunu verip görevimizi yerine getirdik:)

Aşk köprüsünde kilitlerimizi köprüye asıp anahtarlarını nehire attık:) Hatta önce olayı yanlış anlayıp anahtaları çantamıza atmıştık. Sonra annemin Paris’de yaşayan arkadaşı anahtarlarımızı yanımıza aldığımızı duyunca “çabuk gidip nehire atın, hayatta evlenemezsiniz” diyince koşa koşa onca yolu dönüp anantarlardan kurtulduk:) Ben dileğimiz gerçekleşince tekrar gelip o zaman atıcağımızı düşünmüştüm:) Neyse ki son anda kurtardık:)

Paris dönüşünde rotamızı tekrar Belçika’ya çevirdik. Daha önceden Brugge ve Brüksel’i gördüğümüz için bu kez Liege’i görelim dedik. Bence Liege’de pek görmeye değer özel birşey yok. Bu üçünden hangisini görelim derseniz cevabım kesinlikle Brugge. Hem gezilecek yerler daha fazla hem de kendine has bir havası vardı bence. Ya da Belçika’yla sınırlı kalmayıp komşusu Hollanda’ya geçmek de bir alternatif olabilir. Biz daha önce Amsterdam’a da gittiğimiz için bu kez Hollanda’yı tercih etmedik. Schengen bölgesinde herhangi bir sınır/kontrol vs. Olmadığı için trenle çok rahat heryere geçebilirsiniz. Erken alındığında tren biletleri daha uygun oluyor. Thalys gibi hızlı trenler biraz daha pahalı. Ama gerçekten çok hızlı ve çok rahat. Karayolunu tercih edecekseniz kesinlikle otobüsü değil treni tercih edin.

Umarım yazımı beğenmişsinizdir. Buralarla ilgili sormak istediğiniz birşey olursa cevaplamaya çalışırım.

Sevgiler,

Duygu

IMG_1787.JPG

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s