Çocuk da Yaparım Kariyer de?!

Standard

Evet bizler taa seneler öncesinden Nil Karaibrahimgil’in aslında bir reklam jingle’ı olan ama bizim jenerasyondaki tüm kadınların içine işleyen “Çocuk da Yaparım Kariyer de!” mottosuyla yürüdük. 2009’da üniversitede mezun olduğumda direkt çalışma hayatına attım kendimi. Yıl 2015, hiç ara vermedim. Kendimce bir kariyer yolu katettim. Türkiye standartlarına ve henüz 30’a gelmemiş yaşıma göre oldukça iyi bir maaşla, dünyanın en büyük perakende zincirlerinden biri olan KURUMSAL bir şirkette mağaza yöneticiliği pozisyonunda çalışmaktaydım.

Taa ki Türkiye’de kadın olmanın zorluklarıyla yüzleşene kadar.

Bu hikaye aslında geçen sene başlamış, şimdi farkediyorum. Geçen sene evlilik konusu hayatımıza girdi ve o zamandan beri sinyaller verilmeye başlanmış aslında. 2015’de evlenme planımız olduğunu şirketle paylaştıktan sonra evlendikten sonra çalışmaya devam edip etmeyeceğimden, eşimin ne işle uğraştığına kadar çeşitli sorulardan sonra sevgili İnsan Kaynakları Müdürümüz sanırım çalışmama gerek olmadığına karar vermişti bile.

Evlenen kadının performansı düşer tabii değil mi? Önceliği evi olur, kocası olur. Bir de hamileliği falan var. Aylarca doğum izni. Zaten bir sürü açık pozisyon varken, mağazanın müdürü doğum iznine çıkınca onun yerine başkasını bulmak? Onun yerine yaşı ilerleyen, evlenme potansiyeli olan, ya da artık şirkette birkaç yılını doldurmuş biraz daha kıdemli olan müdürlere yavaş yavaş yol gösterip, onların yerine yıllardır kariyer hedefleri ve hayalleri olan, satış danışmanı olarak işe başladıkları şirkette Müdür Yardımcılığı pozisyonuna gelebilmek için can atan potansiyelleri değerlendirmek varken…

Neyse dönelim hikayemize. Evlilik tarihimiz olan 2015 Mayıs’ında İnsan Kaynakları Müdürümüz ile teyitleşerek yıllık izin hakkımın 1 haftasını kullanıp, evlilik izni (yasal izin 3 gün) , haftalık izin günleri (2 gün) ve ücretsiz izin (2 gün) olmak üzere toplam 2 haftalık bir izin kullandım.
(Aslında 1 hafta daha yaz izni hakkım vardı)

İzne çıkmadan birkaç hafta önce hamile olduğumu öğrendim ve durumu şirketle paylaştım. Çalışma saatlerimde küçük bir değişiklik oldu. Yasal olarak hamileler günde en fazla 7,5 saat çalışabildiği için haftada 40 değil, 37,5 saat çalışabilecektim. Tabii ki bu saatler kağıt üzerinde böyle ama pratikte asla bu şekilde değil. Bir de hamile olduğumu öğrendikten sonra Mayıs ayının başında yaşadığım sağlık sorunları nedeniyle önce 2 gün, aynı haftanın sonunda da tekrar 2 gün olmak üzere toplam 4 gün rapor aldım. Şirkete bilgi verdiğimde sağlıkla ilgili olduğu için gayet normal ve anlayışlı karşılıyor gibiydiler. (Ama daha sonra bunun da lafı yapıldı tabii ki)

İznimden döndüğüm hafta (2 hafta mağazadan uzak kaldıktan sonra) İnsan Kaynakları Müdürümüz tarafından performansımın düşüklüğü bahane edilerek, istersem işi bırakabileceğim ifade edilen bir konuşma yapıldı. Geçtiğimiz 1 sene içinde herhangi bir performans değerlendirme yapılmamış olması sanırım onlara göre normal bir durumdu. Performans değerlendirme yapılması gereken ama yapılmamış olan birine performansı ile böyle bir dönüş yapılması ne kadar mantıklı bilemiyorum. Mayıs başında rapor alıp hastanelerde geçirdiğim günlerde ve evlilik iznine çıktığım dönemde mağaza ile hiç iletişime geçmemiş olmam gibi saçma bahaneler söz konusu edilerek bana açık açık “Evlendikten sonra öncelikleriniz değişmiş olabilir, bebeğiniz daha önemli olabilir, sıkılmış, yorulmuş olabilirsiniz?” gibi cümleler kurularak mesaj verildi. Bana evlilik sürecimde sanki çok büyük ayrıcalıklar yapılmış gibi 2 hafta izin kullandırdık size, isteseydik vermezdik gibi cümleler de araya sıkıştırıldı. Aldığım raporla ilgili laflar da edildi. Üstelik mağazamıza aylardır gelmemiş olan, en son birebir ne zaman çalıştığımızı bile hatırlayamadığım, hatta en son Nisan’da şirketten birinin düğününde görmüş olduğum mağaza direktörümüz de aynı şekilde performansımdan memnun değilmiş, o da zaten izinden dönünce benimle konuşacakmış! (Bu konuşma geçerken mağaza direktörümüz yıllık iznini kullanmaktaydı. Benden evlilik iznimde ya da sağlık sorunlarım nedeniyle rapor alıp çalışamadığım günlerde mağazayı arayıp herşey yolunda mı diye sormamı bekleyenler acaba benim düşük performansımla ilgili görüşmek için neden tatilden dönmeyi bekledi?)

Çizilen tablonun gerçekçi olmadığını düşündüğüm için bu kadar memnun olunmayan bir performansım varsa neden benimle yıllardır çalışmaya devam ettiklerini sordum, hemen bir U dönüşüyle öyle bir durum olmadığı, evlilik sürecinde performansımın düştüğüne çevirildi.

Ben 2012 yılında işe başladığımda bu şirkette müdürlerin neden sürekli istifa ettiklerini anlamıyordum. Hatta şaşırıyordum. Ama şimdi çok iyi anladım ki istifa edenlerin hepsi kendi isteğiyle istifa etmiyor, düzen böyle ve ben ne ilk, ne de son olacağım.

Cuma günü bu konuşma yapıdığında şu anda yorulma, sıkılma gibi bir durumum olmadığını, işten ayrılma gibi bir düşüncemin de olmadığını açık açık söyledim.
Ama o hafta sonu benim için çok zor geçti. Düşündüm, düşündüm, düşündüm. Her cümlesi kafamda döndü durdu. Bazı şeylere o anda neden cevap vermediğimi düşünüp kendime kızdım. Haksızlığa uğradığımı düşündüm. Bu konuşmanın olduğu Cuma ve ertesi gün Cumartesi günü mağaza kapanışı 22.30 olduğu halde mağazadan 24.00’de çıkıp (tabii ki hiçbir mesai ücreti almadan) eve geldiğimde sızlayan bacaklarımla kendimi yatağıma zor attığımda artık kafamda gerçekten bitmişti. Bana saat 14.00’de başlayan mesaime 13.58’de (geç?!) geldiğimi söyleyenler acaba gece yarıları çalıştığımız ve çalışma saati sayılmayan saatleri neden görmezden geliyorlardı? Ben yıllardır mağazada çalıştığım personellerimi bu ve bunun gibi birçok sıkıntı yaratan konuda motive etmeye çalışırken, artık kendimi bile motive edemeyecek hale gelmiştim.

Hamilelik sürecimi üzerimde düşük performans baskısı, stres ve mutsuzluk dolu bir ortamda geçirmeme değecek miydi? Bu konuşmaların devamı geleceği çok belliydi. Evet benim yasal haklarım vardı, beni hamile olduğum için işten çıkarmaya ya da buna zorlamaya hakları yoktu ama ben de kendimi daha fazla yıpratmayı gerçekten göze alamadım. Mantıklı olan mobbing’e kulağını kapatmak, işine sarılmaktı belki ama duyduklarımı o kadar çok düşündüm ki yapamadım.

Pazar günü izinliydim, Pazartesi günü İK müdürümü arayıp istifa etmeye karar verdiğimi söylediğimde bana neden karar değiştirdiğimle ilgili tek bir soru bile sormadı. Salı günü istifamı yazmak için masaya oturduğumda da.
Üstelik istifa dilekçeme ne yazacağıma bile karışıldı. Çok açık bir şekilde şirket kendini korumaya çalışıyordu. 1 hafta daha kullanmadığım yıllık iznim yok sayıldı, işçilik haklarımı saklı tuttuğumu bile istifa dilekçeme yazmama izin verilmedi.

Yıllarca çok severek çalıştığımdan işimden ve şirketimden bu şekilde ayrılmayı hiç istemezdim.

Ve üzülerek tecrübe ederek anladığım şey şu ki; ülkemizde hala iş kanunu kadını yeterince koruyamıyor. Hala türlü türlü bahanelerle hamile kadını işinden uzaklaştırmak mümkün. Sadece kadını da değil, işçiyi de yeterince koruyamıyor ki Türkiye’de yüzlerce mağazası ve çalışanı olan Inditex grubu çalışanına mesai ücreti ödemiyor. Bunda tabii ki sesini çıkarmayıp bu durumu kabullenenlerin de hata payı var. İnsanlar özveriyle çalıştıkça, şirketin ‘yüksek beklenti’si adeta daha da yükseliyor. İnsanüstü bir performans bekleniyor. Ama kimse dönüp kendine bakıyor mu? Hiç sanmıyorum. Bu konuşmaları yaparken, bana mesai saatlerinde cep telefonu kullanmanın yasak olduğunu söylerken kendi sosyal medya hesaplarında mesai saatleri içinde yaptığı paylaşımları hiç mi düşünmüyor?

Geleceğim nokta şu; çocuk da yapacaktım, kariyer de. Ama olmadı, çünkü burası Türkiye!

3 thoughts on “Çocuk da Yaparım Kariyer de?!

  1. Esra Doruk

    Merhabalar
    Benim şu anda stradivarius ile mülakat sürecim devam ediyor. 3 . Görüşmemi yapıcam haftaya second manager pozisyonu için. Evli ve çocukluyum :)) Haftalık izinlerinin artık 2 gün olduğunu duydum biri haftasonu biri hafta içi bu doğrumu bi bilginiz var mı? Birde terfi süreçleri nasıl işliyor beni biraz bilgilendirebilir misiniz?

    • Evet 2 izin var biri hafta içi biri de hafta sonu doğru. Second manager’ların store manager olma ihtimali çok yüksek süreç kişiden kişiye ve açık pozisyon durumuna göre değişir ama performansınız iyi olursa second manager’ın store manager olduğu çok örnek var.

  2. Sude

    merhaba, ben de 2014 senesinde inditex bünyesinde bershka da 2 ay çalıştım. aslında çok severek ve isteyerek başlamış olmama rağmen 2. ay sonunda mağaza müdürünün yıldırma politikasına dayanamayıp dilekçemi yazarak (önüme örnek bir dilekçe koyup bunu yazacaksın denildi) istifa ettim. fakat şu an öğrenciyim ve çalışmam gerekiyor bu durumda en uygun iş yine inditex grubu, geri dönebilir miyim? tekrar başvursam işe alınır mıyım? eğer cevap verebilirseniz çok sevinirim. güzel kalın…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s