Geri Sayım!

Standard

Artık 35.haftadayız, Arya’mıza kavuşmamıza sayılı günler kaldı. Ve karışık duygular içindeyim, duygusallığım tavan yapmış durumda. Anlatmaya çalışıcam şimdi biraz ama ne kadar başarılı olabilirim bilmiyorum.

Şimdi hamileliğin son günleri karnım iyice büyüdü, 15 kilo aldım, dolayısıyla hareket anlamında acayip zorluk çekiyorum. Hayatımda hiç şişman olmadığım için böyle birşey yaşamamıştım, oturup kalkmak, yatakta dönmek bile çok zor geliyor. 2 dakika ayakta bişey yapsam belim ağrımaya başlıyor, en ufak hareket sonrası nefes nefese kalıyorum. Bir de birkaç gündür kaburgalarımda ağrı başladı, sanki üşütmüşüm gibi kaburgalarım ağrıyor. Bu saydığım fiziksel şartlar yüzünden hamilelikten sıkılmış durumdayım. Ama kime bunları söylesem duyduğum cevap aynı: Bunlar iyi günlerin, karnındayken rahatsın, asıl zorluk doğduktan sonra başlıycak, doğduktan sonra keşke orda kalsaydı diyceksin, uykusuz geceler vs. Tabii ki doğduktan sonra bebekli hayata alışmak kolay olmayacak bizim için, biliyorum. Ama böyle gözümün korkutulmasına da karşıyım! Sonuçta zaten geri dönüşü olmayan bir yola girdik aylar önce. Bunca aydır zaten sonunda ne olacağını da biliyoruz. E ben fiziksel olarak da yorulmuşum. Doğduktan sonra yine yorulucam kabul ama en azından oturup kalkarken 70 yaşında nineler gibi ayy, off, ahh, uhh diye belimi tutmak zorunda kalmıycam. Vücudumun hayatta ilk defa 70 kilo ağırlığa maruz kalmasının etkilerinden kurtulucam. Ve aylardır beklediğimiz bebeğimiz de kucağımızda, yanımızda olucak, ve ben inanıyorum ki o kadar çok sevicez ki onun sevgisi bu şikayet ettiğim şeyleri silip atıcak.

Doktorumuzla konuşurken birkaç ay önce doğum için 38. Haftanın ideal olduğunu söylemişti, şimdi içimden inşallah 40. Haftayı beklemez, 38.haftada doğar diye geçiriyorum, sonra yine biri çıkıp “Aaa olur mu? Ne kadar kalsa o kadar iyi, normali 40 hafta sonuçta” falan diyor, ben yine allak bullak. Sanki onun için kötü birşey istiyormuşum gibi bir vicdan azabı. Halbuki doktor ideal dedi?

Fiziksel durumları bir tarafa bırakırsak, duygusal olarak da karışık bir durumda olduğumu yukarıda belirtmiştim. Şimdi bir de işin şu boyutu var, dün mesela Oğuzhan’a “İkimizin başbaşa geçirdiği son hafta sonları bunlar” gibi birşey söyleyip ağlamaya başladım.Üzülüyor muyum? Hayır. Korkuyor muyum? Evet. Bilinmezlik beni korkutan. İlk defa yaşayacağımız birşey olması, merak ve o doğduktan sonra bundan sonra gerçekten şimdiki gibi baş başa değil hep 3 kişi olacağımız gerçeği korkutuyor. Bir an “Sıkılır mıyım?” gibi saçma bir düşünce geliyor, sonra geldiği gibi gidiyor. O an bir vicdan azabı  geliyor, insan hiç annelikten sıkılır mı? 🙄 Zaten hamile olduğumu ilk öğrendiğimizde annemin ilk tepkisi: “Hayatın bundan sonra hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak” olmuştu. Belki yorulur insan bu hiç bitmeyen mesaiden, ama sıkılmaz bence. Yine yukarıda yazdığım gibi bağlıyorum bunu da, bence onun sevgisi öyle farklıdır ki, yorulsan da sıkılmazsın. Hem öyle olmasa bizim annelerimiz nasıl dayanırdı? Ya da 3-5 tane çocuğu olanlar hala çocuk yapmaya devam eder miydi? İlla ki bu hayatta anne-baba olmayı beceremeyenler de var. Belki içinde bulundukları şartlar, belki başka sebeplerden dolayı çocuğuna annelik yapmayan/yapamayanlar. Ama ben kendi adıma Arya’ya iyi bir anne olabilmek için elimden gelen herşeyi ama herşeyi yapıcam. Onu mutlu edebilmek için. Onu bu dünyaya getiren biziz sonuçta. Mutlu olmasını sağlamak da bizim görevimiz. Daha doğmadan bu kadar düşündüğüm bebeğimi doğduktan sonra nasıl üzerim? Bir de bu konu var işte kafamda. Yeni doğan bir bebek gördüğümde hep aynı şeyi düşünürüm. Acaba o istiyor muydu ki bu dünyaya gelmek? Annesi babası, imkanlar dahilinde ona sunulan hayat, acaba ister miydi? Seçseydi onları tercih eder miydi? Annesinin karnında daha mı mutluydu? Geri dönmek ister miydi? Bunları düşünüp düşünüp duygulanan bir anneciğim işte ben🙃

Uzun lafın kısası, bir gerçek var ki inşallah 4 hafta içinde Arya’mız geliyor. Çok çok heyecanlı bir bekleyiş bu! Anlatmaya çalıştığım duygularım bunlardı, umarım anlatabilmişimdir. Zaten bu yollardan geçenler de yaşamıştır mutlaka benzer şeyleri. Hamile olanlar da az çok yaşıyordur. Hepimiz için en hayırlısını diliyorum. Bebişlerimize sağlıkla kavuşalım. 🐣

IMG_1553

 

Çok sevgiler,

Duygu

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s