Anne Olunca Anladım!

Standard

Yarın 8 Mart. Dünya Kadınlar Günü. Ben bu kadınlar gününe farklı bir taraftan bakıcam. Bir kadın olmanın getirdiği çok büyük şeyler var hayatta. Yük desem aslında yük değil, bir lütuf desem o da değil. Annelik sizce hangisi? 

Hepimizin annelerimizden defalarca kez duyduğumuz bir laf vardır: Anne olunca anlarsın. Çok klişe gibi geliyor kulağa ama o kadar doğru ki. İnsanın ancak anne olunca anlayabileceği şeyler varmış hayatta. Ben öncelikle annemin değerini daha iyi anladım. Tabii ki annemi zaten çok seviyordum ama anne olunca onun benim için ne fedakarlıklar yaptığını yaşayarak görünce ve muhtemelen onun da yıllar önce ben doğduğumda beni büyütürken hissettiklerini şu an hissedince herşey daha da anlamlandı. Annelik çok başka birşeymiş. Kendi hayatını 2. Plana atmak, başkası için yaşamak demekmiş. Annemi kırdığım, üzdüğüm zamanlar aklıma geldikçe kendime inanılmaz kızıyorum artık. Bence anneler hiç ama hiç üzülmemeli. Ben bu yaşıma kadar annemi üzdüğüm her dakika için çok pişmanım şimdi. Şükürler olsun ki anneciğim hala yanımda. Ona daha çok değer verebileceğim uzun zamanımız var önümüzde. Onun asla hakkını ödeyemem. Ne yapsam yetmez. Anne olunca anladım:) 

Şimdi sen de dur ve birkaç dakika düşün annenin ne kadar hakkını yediğini. Hepimiz yapmışız bilmeden istemeden. Anne olmadan anlamamışız. 

Annenin yaptıklarını senin için kimse yapmadı. Onun sevdiği gibi kimse seni sevmedi. Yine klişe olacak ama daha annenin karnındayken başladı herşey. 9 ay boyunca seni karnında büyüttü, seni korudu, kolladı. Yediği, içtiği şeylere ekstra dikkat etti sırf seni daha iyi besleyebilmek için. Belki aylarca mide bulantıları yaşadı. Bel ağrıları, sırt ağrıları bazen onu çok zorladı. Belki bunları yaşarken gitmek zorunda olduğu bir işi de vardı, ya da evde yapması gereken işler. Hepsine yetişmeye çalıştı. Duygusal olarak da zor zamanlar geçirdi, hormonlar karnına ilk düştüğün andan itibaren hiç rahat durmadı. Ama o sabırla sana bir zarar gelmesin diye herşeye çok dikkat ederek senin doğmanı bekledi, bekledi.. Sonra sen doğdun. Bu kısmı da çok kolay değildi tabii ki. Büyük bir heyecan, büyük bir stres, ağrılar, sancılar, acılar. Hepsi bir kenara, sen dünyaya geldikten sonra asıl hikaye başladı. İnsanın dünyaya getirdiği, canından can olan minik bebeğine hissettikleri.. Kelimelerle tarif edemiyorum. Kendini unutup senin için yaşadı günlerce, aylarca belki yıllarca. Bazen bunaldı ama yine de çok mutluydu senin varlığından. Geceler hep uykusuzdu, günlerce evden çıkmadığı oldu, sen ağladığın zaman o da ağladı belki. Önceliği hiçbir zaman kendi değildi artık. Hiç bir dakika unutamazdı minik bebeğini. Uyurken bile özlerdi bazen hatta. Korkuları artık eskisi gibi değildi. Artık en büyük korkuları senle ilgiliydi geceleri kabuslarına giren. Seni her türlü şeyden koruyup kollamak hep önceliğiydi. Duygu durumu bazen çok değişkendi, bazen zorlandı, kendini kötü hissetti. Ama hiç bir zaman senin varlığından pişman olmadı. Hep senin için elinden gelenin en iyisini yaptı. 

Kaç yaşına geldin şimdi. Büyüdün. Evlendin belki de. Canın sıkıldığında, bir derdin olduğunda yine annen orada. Yine ilk annene koşacaksın. 

Şimdi bunları düşün. Anneni ara. Ya da git annene sarıl, öp. Annene iyi davran. Anneni artık üzme. Anneni çok sev. Kimse seni annen kadar çok sevmedi. Annen hiç bir gün bile üzülmeyi hak etmedi. Sadece değeri bilinsin istedi. ❤️

Kadın olmak, hele anne olmak hiç ama hiç kolay değildi.  

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s